07 Ağustos 2020 Cuma

Başkan Tepe'nin 24 Temmuz mesajı

baskan-tepenin-24-temmuz-mesaji

Mersin Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Rüstem Kaya Tepe'den 24 Temmuz; Basın Bayramı mesajı
25 Temmuz 2020 Cumartesi 18:22

 24 Temmuz; Basın Bayramı, Gazeteciler ve Basın Bayramı veya Basında Sansürün Kaldırılışı gibi çeşitli adlarla anılsa da aslı ‘Basında Sansürün Kaldırılışı’ günüdür. Tarihi konusunda da farklı söylemler vardır ancak Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak 24 Temmuz tarih olarak belirlenmiştir. Bu tarih her yıl kutlanan önemli bir gündür. Tarihsel sürecine baktığımızda, Osmanlı İmparatorluğu zamanında çıkan tüm gazeteler sansür memurlarının kontrol ve denetiminden geçtikten sonra yayınlanabiliyordu. Türk basınında sansürün ilk uygulandığı tarih ise 10 Mayıs 1876’dır. 24 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyet yürürlüğe girdikten sonra bu uygulamaya son verilmesi günümüzde “sansürün kaldırılması” olarak adlandırılmaktadır. 
Gazetelerin ilk ortaya çıktığı ve yaygınlık kazanmaya başladığı dönemlerden itibaren bu günlere kadar dünyanın her yerinde devlet otoritesiyle basın arasındaki ilişki büyük sorunların yaşandığı bir alan olmuştur. Basının, toplumu ve bireyleri etkileme, kamuoyu oluşturma bakımından elinde bulundurduğu güç karşısında yönetimlerin, basını yönlendirme, şekillendirme ve kısıtlama yoluna gittikleri hep görülmüştür. ''Sansür'' kavramı böylece ortaya çıkmıştır. Bunun ortadan kaldırılması gerektiği hep söylenmiş hala da söylenmektedir. Tüm dünyada sansürün kaldırılması ve basının gerçek işlevine kavuşturulmasının çetin mücadelesi halen sürmektedir. 
Düşüncelerin, görüşlerin ve haberlerin kamuoyuna ulaştırılması demokrasinin sağlıklı şekilde işlemesi açısından çok önemlidir. Bununla birlikte basının da sorumluluklarının bilinciyle hareket etmesi gerekir. Basın; haber, düşünce ve bilginin iletilmesine aracılık ederek toplumun bilgilenmesini, farklı fikirlerin dile getirilmesini ve tartışılmasını sağlamaktadır. Basın kamuoyu oluşumunda etkin rol oynamaktadır. Demokrasi ve kamuoyu arasındaki güçlü bağ düşünüldüğünde, basının üstlendiği bu rolün değeri daha iyi anlaşılmaktadır. 
Basının baskıya, sansür ve kısıtlamalara maruz kalmadan görevini yerine getirmesi, demokratik düzenin temel gereklerinden biridir. Bu nedenle, ifade hürriyetinin ve basın özgürlüğünün korunması, demokrasimizin ilerlemesi bakımından hayati önem taşımaktadır. 
1908 yılında sansürün kaldırılışının ardından geçen süre içerisinde Türk basını, ulusal ve yerel düzeyde, yazılı ve görsel boyutunun yanı sıra, sanal ortamda da varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Türkiye, basınımızın da katkılarıyla açık, şeffaf ve demokratik bir ülke olarak dinamizmini sürdürmelidir. Ülkemizde farklı görüşlerin demokratik bir zeminde ortaya konulmasını, sorunlarla ilgili son derece canlı tartışmalar yapılması ve kamuoyu duyarlılığının artması gerekmektedir. Türkiye’de, basın haklarının ve özgürlüklerin genişletilmesi amacıyla reformlar yapılmıştır ama yeterli değildir. Bu reformlar devam etmelidir. Hepimizin arzusu, Türkiye'nin en gelişmiş demokratik ülkeler seviyesine ulaşmasıdır. Basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti konusundaki bazı sıkıntıların da bu süreç içerisinde çözüme kavuşması gerekmektedir. 
Diğer taraftan hukukun evrensel standartlarına bağlı kalınmasının ve basın özgürlüğünün istismar edilmemesinin yanı sıra; doğru haber verme, tarafsızlık, özel hayata ve kişi haklarına saygı gibi ilkelerin gözetilmesi de önem taşımaktadır. Türk basını her zaman bu ilkeleri üstün tutmalıdır. 
Hiçbir basın mensubunun mesleki faaliyetleri dolayısıyla baskı görmesine, bu baskılar yoluyla basın özgürlüğünün tehdit edilmesine müsaade edilmemeli. Türk Basınında Sansürün Kaldırılışının Yıl Dönümünde gelişmiş demokrasilerde ifade, haber alma ve eleştirme özgürlüğünün yanı sıra, özgür, tarafsız, sorumlu ve sağduyulu basın organlarının varlığı da hayati bir önem taşımaktadır. Demokrasinin tehdit altında olduğu, vesayetin hüküm sürdüğü bir ortamda, basın özgürlüğünden, ifade hürriyetinden ve sağlıklı bir medya işleyişinden bahsetmek mümkün değildir. Hükümetler, yerel yönetimler demokrasimizin standartlarının yükselmesi ve basın mensuplarımızın daha özgür bir ortamda mesleklerini icra edebilmeleri için yoğun çaba göstermelidirler. 
Medya mensupları ve yöneticileriyle bir araya gelerek, basın özgürlüğü konusunda atılması gereken adımları demokratik bir ortamda tartışmaya, ele almaya çalışmalıdırlar buna özel bir hassasiyet göstermeye, hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi yönünde adımlar atmaya çalışmalıdırlar. Türkiye'de demokratikleşme yolunda, hak ve özgürlüklerde ilerleme sağlandıkça, medyamız daha da özgürleşecek ve toplumumuzun şeffaflaşması yolunda çok daha büyük mesafeler kat edilecektir. Medya yöneticilerimiz ve çalışanlarımız da basın yayın meslek ilkeleri ve etik değerler doğrultusunda yayın yapmak, kişilik haklarına, özel yaşama saygı göstermek suretiyle, demokrasimizin gelişmesine katkıda bulunmalıdır. 
Sansürle mücadele herkese düşen bir sorumluluktur. Sansür demokrasilerin bir ayıbıdır. Ne yazık ki günümüzde, mesleki değerleri önde tutarak gazetecilik yapmanın, yazmanın, çizmenin, soru sormanın mücadelesini yani yine sansürsüz özgür basının mücadelesini veriyoruz. Bu mücadele Türkiye’nin daha demokratik daha özgür ve daha güçlü bir Türkiye olması mücadelesidir. Sansür, halkın haber alma, gerçekleri öğrenme hakkının önündeki engeldir. 
Sansür hepimizin sorunu olmalı ki çoğulculuğu, çok sesliliği ve demokrasinin egemen olmasını sağlayabilelim. Hepimizin sorunu olmalı ki sandık başına gittiğimizde, her zaman saygı duyacağımız ve herkesin de saygılı olmasını isteyeceğimiz oyumuzu basınımızdan aldığımız doğru bilgilendirme sonrasında bilinçli olarak, doğru kullanalım. 
Bugün ayrıca basın çalışanlarının çalışma şartlarındaki zorlukları anlamak ve onlara saygı duymak amacı ile ortaya çıkan ve kutlanan bir gün. O yüzden, 24 Temmuz simgesel önemini hala kaybetmedi. Bugün gazeteciler işsizlik, özlük hakları gibi pek çok konuda sıkıntı yaşamaktadırlar. Dilerim gerçekten hür ve her açıdan sansürsüz basına bir gün kavuşur ve bu günü bir bayram coşkusuyla kutlarız. 
Bu önemli ve anlamlı günde, kalemini demokrasi, insan hakları ve halkın çıkarları için kullanan, çoğulculuk ile çok sesliliği şiar edinen basın mensuplarıyla sansürsüz günlerde buluşmayı diliyorum. Basında sansürün kaldırılışının yıl dönümünde, basına ve basın çalışanlarına güç, kuvvet ve başarılar diliyorum, görevlerini yaparken hayatını kaybeden değerli basın çalışanlarını saygıyla anıyorum, basın camiamızın tüm mensuplarına selam ve sevgilerimi iletiyorum.



Haber okunma sayısı: 19

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

mersin-bbden-kurbanda-13-ilceye-hizmet

Mersin BB'den Kurban'da 13 İlçeye hizmet

25 Temmuz 2020 Cumartesi 18:55
mgcden-etkinlik-atagi

MGC'den etkinlik atağı

25 Temmuz 2020 Cumartesi 18:30
baskan-tepenin-24-temmuz-mesaji

Başkan Tepe'nin 24 Temmuz mesajı

25 Temmuz 2020 Cumartesi 18:22
mehmet-cetin-hayatini-kaybetti

Mehmet Çetin hayatını kaybetti

21 Haziran 2020 Pazar 13:27
kutlu-olsun

Kutlu Olsun

23 Mayıs 2020 Cumartesi 23:44
mut-sehidini-ugurladi

Mut Şehidini uğurladı

05 Mart 2020 Perşembe 07:21

ÜLKE GÜNDEMİ

Malatya Ticaret Borsası Başkanına tepki

Mut kayısısının Malatya kayısısı adıyla Mut üreticileri tarafından satıldığını iddia eden Malatya

DYO ile Geçmişten Bugüne ‘Babalar Günü’ Kutlaması

DYO’dan Tüm Babalara Anlamlı Film #BabamDyoki

Corona Virüs Semptomları

Corona Virüs semptomları

"Kadir Şeker Olayı ve Meşru Müdafaa"

İstanbul Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr.

Dünya Su Günü 22 Mart’ta, “Herkes Mersin’e Koşacak”

Uluslararası Mersin Maratonu 'Herkes Koşar Mersin'e sloganı ile start verdi.

NG, En Sevilen Diziler ve Oyuncuları araştırdı

Çoğumuz yorgun geçen bir günün ardından evimize gidip dinlenmek isteriz. Peki bu dinlenme sürecini nasıl

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MERSİN - HAVA DURUMU

MERSIN