08 Temmuz 2020 Çarşamba

Basın Açıklaması

basin-aciklamasi

Bizler ülkemizde hekim cinayetlerini gördük. Sağlık çalışanları, sağlık hizmeti üretirken yaşamlarını kaybettiler.
17 Nisan 2019 Çarşamba 22:03

 Dr. Edip Kürklü 21 Temmuz 1988 tarihinde hastasının yakını tarafından katledildi.

 

Dr. Göksel Kalaycı 12 Kasım 2005 tarihinde Çapa Tıp Fakültesi'nde uzun süredir tedavisi için uğraştığı bir hastanın yakını tarafından öldürüldü.

 

Dr. Ersin Arslan sonradan kendi adını alacak olan Gaziantep Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde vahşice katledildi, uzun süredir tedavisini sürdürdüğü hastasının yakını tarafından 17 Nisan 2012 yılında yaşamdan alıkonuldu.



 

Dr. Kamil Furtun 29 Mayıs 2015 tarihinde Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nde yargıda çok sayıda dosyası bulunan ve hastanede çalıştırılan bir kişi tarafından katledildi.

 

Dr. Aynur Dağdemir'in 19 Kasım 2015 tarihinde Samsun'da bir özel hastanede yaşamına son verildi.

 

29 Mart 2017 tarihinde Dr. Hüseyin Ağır Aksaray'da çalıştığı ASM'de saldırıya uğradı ve vahşice yaşamını yitirdi.

 

Dr. Fikret Hacıosman 2 Ekim 2018 tarihinde İstanbul'da çalıştığı bir özel hastanede hastası tarafından öldürüldü.

 

Çalışma koşullarının ağırlığından ve idari baskılar yüzünden Dr. Melike Erdem 30 Kasım 2012 tarihinde Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşamına son verdi.

 

Bu tarihler arasında yüzlerce sağlık çalışanı, çalıştığı kurumlarda ölümle yüz yüze geldiler. Kimi zaman Suruç'ta olduğu gibi hastaneler basıldı, kimi zaman Urfa'da tanıklık ettiğimiz gibi hekimlerin kafalarında kaldırım taşları parçalandı, bazen İzmir'de olduğu gibi Aile Sağlık Merkezleri basılıp sağlık çalışanları darp edildi.

 

Sağlıkta şiddet bitmiyor, gün geçmiyorki yeni ve planlanmış saldırılarla karşı karşıya kalmayalım. Daha dün Adana'da bir Aile Sağlığı Merkezi'nde korkunç bir saldırı ile yüz yüze kaldı sağlık çalışanları.

 

Tüm bu saldırılardan sonra kimi zaman iş bıraktık, kimi zaman hastanelerimizin, sağlık kurumlarının bahçelerine çıktık uyarı eylemleri yaptık, kimi zaman halka "şiddete birlikte dur diyelim" dedik, nöbetler tuttuk, bazı gün geldi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sabahlara kadar komisyon toplantılarına katıldık ve bu şiddeti durdurmanın çarelerini bulmaya çalıştık, yürüyüşler yaptık.

 

Ancak AKP İktidarı tüm bu katliamları ve hekimlerin sağduyusunu görmesine karşın sağlıkta şiddeti durdurma noktasında bir adım bile atmadı.

Tam tersine hekimlerin yaşamlarını ve çalışma haklarını yok sayan uygulamalarını, arttırarak sürdürdü. SABİM ve CİMER gibi uygulamalarıyla sağlık çalışanlarını hedef tahtasına oturtmaktan asla geri adım atmadı.

 

Neredeyse "biraz da hak ediyorsunuz" dercesine hekimlere iletişim dersleri vermeye çalıştılar.

 

Performans ve özelleştirme uygulamalarının sağlıkta şiddeti arttırdığına yönelik görüşlerimizi dikkate almadılar.

 

Sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik hazırladığımız yasa tasarını görmezden geldiler.

 

17 Nisan "Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü" olsun dedik onu bile ellerinin tersiyle ittiler.

 

Sağlık Bakanlığı dün olduğu gibi bugün de Türk Tabipleri Birliği'nin ve diğer sağlık örgütlerinin sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik görüşlerini umursamazdan gelerek ve taleplerine kulaklarını tıkayarak, öldürülen tüm hekimlerin katliamında kolaylaştırıcı olmuştur.

 

Öldürülen hekimlerin çalıştıkları hastanelerde yöneticilik yapanlar hakkında bir soruşturma açma gereğini bile görmeyerek sağlıkta şiddeti durdurma konusunda ne kadar samimi olduğunu göstermiştir.

 

Bizler, aşağıda ismi olan sağlık örgütleri olarak; Dr. Ersin Arslan'ın ölüm yıldönümünde tüm sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlamak için sürdürdüğü mücadeleyi biran olsun bile gündemimizden düşürmeyecek ve başarıyı yakalayana kadar mücadelemizden geri adım atmayacağız

 

Bugün tekrar Sağlık Bakanlığı'nı hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlamak konusundaki sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.

 

Şiddete karşı Sağlık Bakanlığı'nı hekimlerin yegane örgütü TTB ve tüm sağlık örgütleri ile ortak hareket etmeye çağırıyoruz.

 

Bu doğrultuda 17 Nisan'ın Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü olarak kabul edilmesinin ve sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik yasa talebimizin yaşama geçirilmesinin önemli bir adım olacağını tüm kamuoyu önünde Sağlık Bakanlığı'na iletiyoruz.17.04.2019

 

MERSİN TABİP ODASI                MERSİN AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ

SES MERSİN ŞUBESİ                 TÜRK SAĞLIK SEN MERSİN ŞUBESİ

GENEL SAĞLIK İŞ                       BİRLİK VE DAYANIŞMA SENDİKASI



Haber okunma sayısı: 285

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

yazin-canli-bir-cilt-icin

Yazın canlı bir cilt için

30 Haziran 2020 Salı 22:01
corona-virus-semptomlari

Corona Virüs Semptomları

21 Mart 2020 Cumartesi 22:45
basina-ve-kamuoyuna

Basına ve Kamuoyuna

17 Mart 2020 Salı 14:48

ALT KATEGORİLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Malatya Ticaret Borsası Başkanına tepki

Mut kayısısının Malatya kayısısı adıyla Mut üreticileri tarafından satıldığını iddia eden Malatya

DYO ile Geçmişten Bugüne ‘Babalar Günü’ Kutlaması

DYO’dan Tüm Babalara Anlamlı Film #BabamDyoki

Corona Virüs Semptomları

Corona Virüs semptomları

"Kadir Şeker Olayı ve Meşru Müdafaa"

İstanbul Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr.

Dünya Su Günü 22 Mart’ta, “Herkes Mersin’e Koşacak”

Uluslararası Mersin Maratonu 'Herkes Koşar Mersin'e sloganı ile start verdi.

NG, En Sevilen Diziler ve Oyuncuları araştırdı

Çoğumuz yorgun geçen bir günün ardından evimize gidip dinlenmek isteriz. Peki bu dinlenme sürecini nasıl

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

MERSİN - HAVA DURUMU

MERSIN