Festival başladı

Mut'ta bu yıl 64.'sü düzenlenen geleneksel olarak düzenlenen Karacaoğlan Kayısı Kültür ve Sanat Festivali Tarihi Karacaoğlan Çınaraltı Parkı'nda yapılan açılış töreniyle başladı.

Festival açılışına; İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Tarihi Kentle Birliği ve Mersin Büyükşhir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mut Belediye Başkanı Murat Orhan, milletvekilleri, çevre ilçe Belediye Başkanları ve vatandaşlar katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nını okunmasını ardından Mut Halkoyunları Topluluğu gösterisini sundu. 


Gösterinin ardından açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Murat Orhan, Mut tarımında kayısının çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “Kayısımızın marka değerini ülkemize ve dünyaya duyurma gayretindeyiz. Bugün ilçemizde yaklaşık 100 bin dekar arazide toplamda 200 bin ton civarında kayısı üretiliyor. Bizler üretmek zorundayız. Üretmezsek tükeniriz. Toprakla uğraşmanın en büyük göstergesi aynı zamanda vatan sevgisidir” dedi. Festivallerin bölgesel ürünlerin tanıtımında önemli bir yeri olduğunu belirten Orhan, “Bugüne kadar hep yanımızda duran, hiçbir zaman ayrım yapmayan, adil bir şekilde hizmetlerimizi birlikte yürütme noktasında bize destek veren; bunun yanı sıra TBB Başkanı olduktan hemen sonra vatandaşlarımızın otobüs ihtiyacını karşılayan Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım Vahap Seçer’e ve Mut’a gelen bütün konuklarımıza teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Belediye Başkanı Murat Orhan konuşmasında ilçeye ilk kayısıyı getiren Ziraat Teknisyeni Nail Türe ve ilk kayısı bahçesini yapan Mehmet Parlatan'ı da andı. Orhan konuşmasının ardından Mehmet Parlatan'ın çocuklarına da günün anısına plaket verdi.


Seçer: “Mut’u değerli yapan çalışkan insanıdır”

Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'de Mut’ta 77 yıldır kayısı üretildiğini, 64 yıldır da istikrarlı bir şekilde festival yapıldığını söyledi. Başkan Seçer, “Mut; kayısı, zeytin ve erik bu temel 3 ürünü Türkiye’ye tedarik eden önemli bir tarımsal üretim havzası. Çok değerli bir bölge, burayı değerli yapan sadece toprağı, iklimi, havası, suyu değil; burayı değerli yapan çalışkan Mut insanı. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık, ürününüz bereketli olsun” dedi. Mut halkının bereketli ve geniş topraklar üzerinde üretimini sürdüren bir halk olduğunu söyleyen Seçer, Mut’ta çok değerli ürünlerin üretildiğini kaydetti.

“Mut’a tarımsal destek noktasında pozitif ayrımcılık yapıyoruz”

Büyükşehir’in birincil işinin tarımsal destekler olmamasına rağmen göreve geldikleri günden bu yana 13 ilçeye de çok önemli tarımsal destekler yaptıklarını aktaran Seçer, Mut’a pozitif ayrımcılık yaptığını söyleyerek, “Mut’a tarımsal üretim için yaptığımız alet-ekipman fide, fidan, gübre desteğinde pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bütçemizin önemli bir kısmı Mut’a yaptığımız desteklere gidiyor. Helalinden kazanan ve üreten üreticiye gidiyor. Helali hoş olsun. Bizim harcadığımız her delikli kuruş sizin paranız, ananızın ak sütü gibi helal olsun. Kazancınız daha cebinize girmeden vergi ödüyorsunuz. Biz de bunun hakkını vermek zorundayız” diyerek kaynakları israf etmeden vatandaşa ulaştırmak için çalıştıklarını vurguladı.
Türkiye’nin kaynaklarıyla zengin ve gelecek vaat eden bir ülke olduğunu belirten Seçer, ülkedeki kaynakların heba edilmesine karşı olduklarının altını çizdi. Vergilerden gelen her kuruşun çok kıymetli olduğunu söyleyen Seçer, “Her kuruş bizim için değerli, her insanımız bizim için değerli. Bizim mihmandarımız, yolumuz belli; Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu. Şanlı al bayrak altında kardeşçe yaşamak bizim ülkümüz. Bu düşüncelerle çalışıyoruz, bu bizi görev aşkıyla hayata motive ediyor” dedi.
“Sayın Dervişoğlu, CHP’ye yapılan müdahalelere karşı haktan, hukuktan yana tavır koydu”
CHP’ye yönelik siyasi operasyonlara ilişkin konuşan Seçer, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da haktan ve hukuktan yana tavır koyduğunu söyledi. Seçer, “Mutlak butlan kararı güçlü bir muhalefet partisi olan CHP’nin içine nifak sokmak, birbirimizle kavga ettirmek, bölmek, parçalamak, zayıflatmak amaçlı yapılmış bir müdahaledir. Ama CHP’nin tarihsel birikimi, Türk siyasi tarihinde önemli bir yer tutan deneyimini ve sorunlar karşısındaki ferasetini kimse tartışamaz. Biz bunun üstesinden geliriz. Ama bu bir demokrasi, hak, hukuk, adalet, hukuk devleti sorunudur. İşte burada Sayın Dervişoğlu’na Türkiye demokrasisi, Türkiye’nin bir hukuk devleti olması, geleceğimiz adına doğrudan, haktan, hukuktan ve adaletten yana tavır koyduğu için çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Vatandaşımızın menfaati bizim önceliğimizdir”

İlçe belediye başkanları ile uyum içinde hizmet ettiklerini de hatırlatan Seçer, 13 ilçe belediye başkanı ile uyumlu bir şekilde çalıştıklarını vurguladı. Seçer, “Meclis’teki çalışmaları izliyorsunuz; asla birbirimizi kırmadan, incitmeden, tepeden bakmadan yardımcı olma gayreti içinde olduğumuzu bilmenizi isterim. Sizlerin desteğiyle burada görev yapıyoruz, sizleri mahcup etmeyiz. Mersinli vatandaşlarım yüreğini serin ve ferah tutsun. Biz sizlerin verdiği güvenle buradayız, sizlerin verdiği destekle buradayız. Görev süremiz boyunca bu anlayışla çalışmaya devam edeceğiz” diyerek, hangi siyasi partiden olursa olsun herkese eşit ve en iyi hizmeti götürmek için çalışacaklarını söyledi. Vatandaşın menfaatinin her şeyden önemli olduğunu ifade eden Seçer, “Vatandaşımızın menfaati bizim önceliğimizdir, bu anlayışla çalışıyoruz. Ama Murat Başkanımızla bir başka çalışıyoruz. Amaç Mut’a hizmet etmek ve Mut’un sorunlarını çözmek. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu çalışmaları sürdüreceğiz” diyerek, festivale emek veren tüm kamu kurum ve kuruluşlarına ve çalışanlarına teşekkür etti.
CHP Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Talat Dinçer ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz'ın konuşmalarının ardından söz alan

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Festivaller geçmişten günümüze, günümüzden de geleceğe kültür köprüleri oluşturur. Bu festivallerde hem yaşanan yörenin sorunları konuşulur hem de o kentin vizyonuyla ilgili görüş alışverişinde bulunulur. Mut bunu hakkıyla yaptı. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Türkiye'de birçok şey kötüye gidiyor. Birçok şey tartışmalı hale getirilmek isteniyor. Belediye başkanımız da bu güzel festivali üst üste aynı güzellikte tertip etmeye çalışıyor. Kendisine huzurunuzda teşekkür ediyorum. Her şeyin kötü gittiği Türkiye'de güzelliklere imza attığı için de gönülden kucaklıyorum. Allah kendisinden razı olsun. Ben bu toplantılarda siyaset konuşmam ama siyasetin gündemi artık vatandaşın duygularını tırmalamaya başladığı için de üç beş kelam sarf etmeden geçemem. Büyükşehir Belediye Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşanan meselede takınmış olduğum tavırdan ötürü şahsıma ve partime teşekkür etti. Öncelikle şunun cevabını vereyim. Ben hukuktan yana, adaletten yana, demokrasiden yana biriyim. Ben benden bekleneni yaptım. Tarihin üzerime yüklediği sorumluluğun da icabını yerine getirdim. Böyle bilinmesini istiyorum. Benden beklenen oydu ve ben onun gereğini yerine getirdim. Bir toplumda şayet adalet duygusu zedelenirse zedelenmemiş hiçbir müessese kalmamış demektir. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Adaletin olmadığı yerde demokrasiyi tam şekilde yaşatamazsınız ifadelerini kullandı.

‘SİYASİ PARTİLER BİRBİRLERİNİN DÜŞMANI DEĞİLDİR’

Siyasi partilerin birbirlerinin düşmanı değil, birbirlerinin rakibi olduğunu belirten Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Ve o rekabet milletin iradesine müracaat edilerek sonuçlandırılır. Yani rekabetin sonuçlandırılacağı yer milletin iradesini içine koyacağı seçim sandığı olmalıdır. Türk siyaseti üzerindeki yargı vesayetini asla ve kat'a kabul etmiyorum. Her yerde de bunu söylüyorum. Bir kişiyi yerinde tutmak için anayasanın çiğnenmesini hukukun çiğnenmesini demokrasinin ve millet iradesinin ayaklar altına alınmasını asla ve kat'a kabul edebilmek mümkün değildir. Demokrasinin namusu, namuslu ve faziletli siyasetçilerin sayesinde değer kazanır. Aksi takdirde her şeyi kendinize uydurarak bir gelecek planı yapmak suretiyle kendinizi kurtarmaya yönelik adımları atmaya kalkar ve felakete doğru sürüklenmesine rıza gösterirseniz millet buna asla ve kat'a müsaade etmez. Türkiye çok çalkantılı dönemler de yaşamıştır geçmişte. Darbeler görmüştür. Darbe nitelikli muhtıralar görmüştür. Darbenin her çeşidine dahil elektroniği vesaire çeşit çeşit müdahalelerin muhatabı olmuştur. Ama Türkiye her çalkantının içinden çıkmaya muktedir. Bir demokrasi birikiminin de aynı zamanda sahibidir. Bu şartlara bakarak 'Her şeyi istediğimiz gibi yaparız' diye düşünenler varsa buradan onlara sesleniyorum. Yolunuzu ve yönteminizi doğru biçimde belirleyin. Mahkemelerin kendilerini farklı bir bakış açısıyla Türk demokrasisine müdahale edebilecek hakta görmeleri son derece tehlikeli farklı sıkıntıları da beraberinde getirecek bir durumdur. Bakın her şeyi yargı üzerinden yapmaya kalkarsanız, o zaman milletin iradesini ve geride bıraktığımız asırların birikimini de yok saymış, bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak lafa teslim olmuş olursunuz. Türk milleti böyle ham ve hımbıl bir millet değildir. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır. Mahkeme kararlarının tarih içinde nasıl değerlendirildiğini düşünün. Bakanların ve başbakanın asıldığı 60 ihtilalinden sonra kurulan Yassıada Mahkemeleri’nde alınmış olan kararlar da mahkeme kararıydı. Millet bugün kabul ediyor mu bu kararları? Olağanüstü dönemin mahkemelerinin aldığı kararlar gençlerin idamına vesile oldu. Ama üzerinden geçen zaman içerisinde o kararlarla mahkeme kararları olmasına rağmen eleştiriliyor. Millet o gün alınmış kararları bugün adil mahkeme kararları diye kabul ediyor mu? Edebiliyor mu? Asla etmiyor.


Konuşmaların ardından kayısı yeme yarışması ile kayısının suyla buluşmasını betimleyen Dilek Havuzu'na kayısı dökülmesinin ardından ulusal ve yerel basın mensuplarının yayınlanan haberlerinden oluşan sergi açılışı yapıldı.
 

Mut Karacaoğlan Kayısı Kültür ve Sanat Festivali Murat Orhan Vahap Seçer Müsavat Dervişoğlu Mersin