Mut Zeytin ve Zeytinyağı Festivali
Bu yıl 2.'si yapılan Mut Zeytin ve Zeytinyağı Festivali Tarihi Karacaoğlan Çınaraltı'nda düzenlenen açılış töreniyle başladı.
Festivalin açılışına; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış, Talat Dinçer, Hasan Ufuk Çakır, Burhanettin Kocamaz, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Boztuğ, Mutlu Sanatçı Musa Eroğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Mut Belediyesi Halkoyunları Topluluğu gösterisini sundu.
Başkan Orhan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sadece Mut'la ilgili zeytinle ilgili yine tarihsel sürece baktığımızda buradan festivalimizden ilk defa açıklıyorum. Bakın mut zeytinyağı ta nerelere dayanıyor? Hepiniz bilirsiniz. Duymuşsunuzdur tarihte.
Bir Mısır Kraliçesi var Kleopatra. Kleopatra'nın güzelliğini niye borçlu olduğunu hiç düşündünüz mü? Mut zeytinyağına borçlu. Tarihsel süreçte bakın Marcus Antonius diye Roma İmparatorluğu'nun komutanı, başkomutanı bu topraklarda mutta yaşamış üç yıl burada hükümdarlık yapmış. Başkomutanlık yapmış. Mısır'a giderken mut zeytinyağıyla Kleopatra'yı tavlamış. Buradan açıklıyorum.
Dolayısıyla Kleopatra bakın muttaki bayanlarımıza bakın. Ciltlerine bakın, sağlıklarına bakın. Hepsi pırıl pırıl maşallah. Dolayısıyla eğer sağlık istiyorsak mut zeytinyağı tüketeceğiz. Geçen gün bir tane Cerrahpaşa İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki bir Profesör hocamız ve bir yanındaki diğer hocamız bize beni aradı. Dedi ki bize Mut'tan bizde harap zeytin derler, delice derler bilirsiniz. Harap zeytinin zeytinyağından lazım dediler. Hayırdır hocam dedim. Insan dedi yatmadan buradan söylüyorum. İnsan yatmadan iki saat öncesinden bu harap zeytinyağından göbek deliğine en az beş altı damla damlatsın ne kalp hastalığı kalır ne kolesterol kalır dedi. İlçe ekonomisinin ekonomisinin yüzde 95'inin tarıma dayalı olduğu belirterek, Birçok ürünümüz var ama iki tane ana ürünümüz var. "Birisi Kayısı, birisi de zeytin. Zeytin tarih boyunca tarihler boyunca insanlığın tarihi boyunca kutsal bir meyve olarak taçlandırıldı. Türkiye genelinde bütün Akdeniz coğrafyasında da en kaliteli zeytin ve zeytinyağını mutlaki üreticiler üretiyor. Hepsine teşekkür ederiz. Emeklerin ellerine sağlık" dedi.
Daha sonra söz olan Mersin büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise, Mut'un
Başkan Seçer, "En çok festival nedeniyle gittiğim ilçelerin başında Mut geliyor. Kayısı Festivali, Zeytin Festivali, bunlar banko, her yıl tam kadro olarak katıldığımız festivaller. Neden önemsiyoruz? Çünkü Mut üretiyor.
Mut ziyadesiyle çalışıyor, üretiyor. Benden önceki konuşmacı arkadaşlarımız, sayın belediye başkanlarımız, başkanımız, milletvekillerimiz Büyükşehir Belediyesi'nin Mut'la ilgili özellikle tarımsal desteklere yönelik hizmetlerini böyle dolu dolu anlattılar. Kendilerine teşekkür ederim.
Ama asıl teşekkürü Mut'un üreticilerine yapmak lazım. Çünkü Mut üretiyor. Mutlu üretici üretiyor.
Ekonomiye katkı sunuyor. Çoluğunun çocuğunun rızkını topraktan çıkarıyor. Onları Ulu Önder, Gazi Mustafa Kemal'in yolunda okusunlar, büyük adam olsunlar.
Ülkesine, milletine, insanlığa yararlı insanlar olsunlar diye emek ediyor. Ekmeğini taştan topraktan çıkarıyor. Ben saygı duyuyorum.
Az önce ufuk vekilim de söyledi. Hiç çalışanla çalışmayan bir olur mu? Tarlada yüzü olmayanın harmanda yüzü olur mu? Çalışmadan, yorulmadan, emek etmeden siz başarılı olmuş bir millet, bir toplum, bir insan, bir kurum gördünüz mü? Sonunuz sömürge olur. Müstemleke olur.
Onun için Orta Doğu coğrafyasında Atatürk'ün sayesinde bir yıldız gibi parlayan Türkiye Cumhuriyeti iyi ki bir asır önce kuruldu. Iyi ki kuruldu. Yoksa biz de müstemleke olurduk.
Amerikan mandası mı olurduk? İngiliz himayesi mi olurduk? Allah'tan biz Türk milleti olarak atamızın izinde dedelerimizle, büyük babalarımızla hep beraber dedik ki Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olacak. Türkiye Cumhuriyeti olacak. Kimsenin boyundurluğu altında olmayacak.
Bizim mazimizde birinin boyundurluğu altına girip yaşamış hiçbir dönemimiz yok. Bundan sonra da böyle olacak. Türkiye Cumhuriyeti layık olacak. Demokratik olacak. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti olacak. Ümmet devri bitecek. Herkes bu ülkede birey olacak, vatandaş olacak. Eşit yurttaş bunun mücadelesini vermiş. Bu ülkemizi kuran, partimizi kuran Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Aslında diğer partinin siyasileri de bu söylemlerden gerçekten üzüntü duymasın. Türkiye'nin çok partili döneme geçtiği süreçlerde bütün partiler Cumhuriyet Halk Partisi içerisinden çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi her konuda olduğu gibi siyasette, demokraside de bir okul vazifesi çıkıyordu.
Bir ülkenin tekrar kurulmasında ihya edilmesinde kurumların kurulmasında özel teşebbüsün gelişmesinde tarımın gelişmesinde sanayinin gelişmesinde yine okul görevini Cumhuriyet Halk Partisi yaptı. Herkesin hakkını herkese vereceğiz. Onun için ağzımız dolu dolu Mustafa Kemal Atatürk diyoruz.
Onun için altını çizerek söylüyoruz. Hiç utanacak, sıkılacak hiçbir şeyimiz yok. Hele günümüz dünyasında Orta Doğu'da bu gelişmeleri gördükçe ülkemiz üzerine oynanan oyunları gördükçe saygımız bin kat daha artıyor.
Atalarımıza saygımız bin kat daha artıyor. Dünya değişiyor. Bölge değişiyor.
Emin olabilirsiniz ki bu değişimler Türkiye'deki siyaseti kendi iç dinamiklerimizin dışında etkiliyor. Zannetmeyin ki kendi iç dinamiklerimizle bazı kararlar alınıyor. Partiler söylemlerini değiştiriyor.
Siyasi parti liderleri bugüne kadar hiç duymamış, duymadığımız, duyma ihtimali düşünmediğimiz konularda çok cesur açıklamalar yapıyor. Türkiye'yle ilgili çok daha geniş, çok daha üst bir akıl bazı projeksiyonlar yapıyor. Bazı planlar yapıyor.
Burada şeytanın avukatlığına soyunmayacağız, Burada bir vurgu yapmak istiyorum. Çok önemli. Türk milleti olarak hepimizin Türkiye Cumhuriyeti kimliği var. Hepimiz için onurdur. Bizim için esas olan elbette barış içerisinde yaşayacağız.
Elbette kardeşlik içerisinde yaşayacağız. Ama bize emanet edilmiş misaki milli sınırlar var. Türkiye bölünemez, Türkiye parçalanamaz.
Türkiye onun bunun boyundurluğu altına giremez. Bizim bir şanlı bayrağımız var. Onun çatısı altında hep beraber kardeşçe yaşayacağız.
Bütün problemlerimizi çözeriz. Yolda yaparız. Altyapı da yaparız.
Ekonomi kötüye gitmiş düzeltiriz. Bir dönem Türkiye fetret dönemi yaşamış. Devletin çivisi çıkmış. Kurumlar perişan edilmiş. Taraftarlık, tarafkirlik, adam kayırma almış başını gitmiş. Israf almış başını gitmiş.
Bunlar her toplumda, her gelişen demokrasilerde olur. Bunların hepsini düzeltiriz. Bizim için asıl kırmızı çizgi birliğimiz beraberliğimiz.
Bunu alel getirmeyeceğiz. Hep beraber çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız. Zeytin ve zeytinyağı üretimi Mut için önemli.
Ben özellikle az önce Sayın Başkan'la da alana girerken görüştüm. MUT Ticaret ve Sanayi Odamız Avrupa Birliği'ne MUT Zeytin ve Zeytinyağı'nın coğrafi işaret tesciliği için müracaatta bulunmuş ve bunun mücadelesini vermiş. Sonuç itibariyle MUT Zeytinyağı'da Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili almış.
Bu markalaşma yolunda çok önemli bir adımdır. Emeğe geçen herkese Mut halkı adına Mut üreticileri adına teşekkür ediyorum. Yapılan her iyi hizmet, her iyi çalışma bizim için önemlidir.
Mut'a hizmetlerimiz devam edecek. Bir önceki dönemde Murat Başkan'dan önce farklı bir siyasi partinin farklı bir belediye başkanı var. Ben yine Büyükşehir Belediye Başkanınızım.
Yine bu festivallere geliyorduk. Burada konuşuyorduk. O zaman ne konuşuyorsak şimdi aynısını konuşuyoruz.
Hiç riya yok. O zaman da diyorduk. Biz siyasi parti farkı gözetmeyiz.
Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li ilçe belediye başkanı İYİ Partili daha önce MHP'li. O da bu ülkenin yasal anayasal bir siyasi partisi CHP'de yasal bir siyasi parti. Hepimiz bu ülkenin çocuklarıyız. Mersin'in çocuklarıyız. Mut'un çocuklarıyız. Siyaset ayrı bir şey.
Siyasi mücadeleyi veririz. Görüşlerimiz ayrı olabilir. Ama her zaman söylediğimiz gibi.
Bizim bir ortak yolumuz var. Bana burada Atatürk'e saygı duymayan bir mutlu hemşerimi gösterebilir misiniz? Bizim ortak paydamız Mustafa Kemal Atatürk. Onun için biz her zaman biriz. Her zaman hizmetleri beraber yapacağız. Parti farkı gözetmek sizin. Yeter ki vatandaşımızın teşekkürünü alalım, bir hayır duasını alalım.
Ekonomimize hep beraber katkı yapalım. Ülkemizin gelişmesine hep beraber katkı yapalım. Kavgadan kimse faydalanmamış.
Kavgadan hiç kimse kar etmemiş. Mutlu olmamış. Kavga bütün toplumların sonunda onlara felaket getirmiş. Kötü sonuçlar doğurmuş. Biz kavga etmeyeceğiz. Biz bir arada birbirimizi çok daha fazla seveceğiz. Dünyada daha saygın bir millet olacağız. Daha rekabet gücü olan bir ülke olacağız. Bunu da çalışarak başaracağız.
İlimin peşinden giderek başaracağız. Çağ ayak uydurarak başaracağız. Bu tarımda da böyle olacak. Yüksek teknolojide de sanayide de her alanda da böyle olacak. Ben Murat Başkan'a teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Festivalin gece bölümünde ise; Mutlu sanatçı Musa Eroğlu ve Mustafa Taş sahneye çıktı.
Kaybettiğimiz sanatçılar; Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Volkan Konak ve Güllü'nün söylrdiği şarkılarla programına başlayan Mustafa Taş daha sonra söylediği Ankara türküleriyle izleyenler coşturdu.