Partimiz içinde Cumhurbaşkanlığına iki şah adayımız var.
Önseçim olursa Sayın İmamoğlu kazanır. Ama onun hakkında yürütülen bir mahkeme sürüyor. Yarın yargıya tiran emir verirse... Siyaset yasağıyla İmamoğlu; kıskaca alınmış durumda. Ya başına bir şey gelirse gibi tanımı zor anlamlar yüklemeye çalışmanın bence karşılığı olamaz. CHP'nin sosyal, ekonomik siyasi ve kültürel duruşu belli. Belirlenen aday; toplumla karşı karşıya gelince, her şey eskisi gibi olmayacak gibi yuvarlak laflar mı edecek? İlmek ilmek hayatın tüm alanlarında vatandaşların sorunlarını en iyi bilen olarak, çözüm yollarını anlatacak. Toplumun beklentileri açlık, adalet, özgürlük, toplumsal barış , güşlendirilmiş parlamento, doğamıza sihip çıkma, toprak üstü zenginliklerimizi koruma. Yeniden halkı sülük gibi emen hazine garantili yatırımları kamulaştırma, tüm toplumsal çürümüşlüğe çözüm, hak, hukuk değil mi? Cumhur adayı tüm bu sorunları Kökten nasıl çözeceğini anlatamayacak mı? Bence tam da zamanı. Kimsenin bu eylemi, alttan, üstten, yandan, arkadan oymaya kalkmasın. Hatta öyle ileri gitmeli ki; başbakan, bakanlar, Meclis başkanı kim olacak adları bile belli olmalı. Diğer muhalefet genel başkaları ile de asgari müştereklerde buluşmalı. "Üzümün çöpü armudun sapı" hikayesi zaman kaybıdır. Bir kısım parti büyüklerimiz de belki aday olmak düşüncesinde olabilir, onlara da hak tanınsın, parti üyelerinin onayını alan gerçek aday olsun, tüm güçler adayımız arkasında ipi göğüsleme mücadelesini verelim.
Yıllardır gönül kırgınlığı ile boğuşurken milletimize hizmet yarışını kaybettik. Yeni bir acıyı yaşama direncimiz kalmadı. Bu büyük yarışı, elele, omuz omuza birlikte yakalayacağız. Bu umutla tüm yol arkadaşlarımı sevgiyle kucaklıyorum.


















